Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 S.H

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Stieg Huxley
Lord Jules & III. Sınıf
Lord Jules & III. Sınıf


Mesaj Sayısı : 4
Kan Durumu : Melez
Gerçek Ad : Can
Kayıt tarihi : 10/04/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek:
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
45/100  (45/100)

MesajKonu: S.H   Ptsi Nis. 11, 2011 2:08 pm

Stieg Huxley

Kafasının içerisinde dolanan tüm karmaşalara rağmen dersin tam ortasında patlamaların ve başarısızlıkların bitmeyen tınılarına kulak verebiliyor, ama bunlara engel olamayacak kadar aciz bir duruma düşmüş gibi beynindeki sislerin arasında kayboluyordu. Ruhu, mantığı, doğru kabul etmiş olduğu tüm alışkanlıkları yaşamın ve ölümün ucunda gidip gelen bu kıyıda hiç alışmadığı bir farklılığın tadıyla korkuya kapılmıştı. *Peki bu olay hoşuma gitti mi?* Bu soru dilinin ucuna her gelişinde deliye dönecek gibi hissediyordu. Bu yüzden şu an, bu andan öncesi ve bu düşünce kafasını kurcaladığı sürece kimsenin acizliğine yardım edemeyecek kadar kendi acizliğine saklanmaya karar vermiş; işte bu durumdan dolayı da kendisine yalvaran bir sesle bağıran genç cadının sesine kulak vermekten geri kalmıştı. Gerçi dersinde yardım dileyen bir genç kıza ilgi göstermemesinin daha bir çok nedeni de vardı elbet. Ancak bunların en önemlisi sadece iki gece öncesine dayanıyordu.

"Profesör lütfen yardım eder misiniz?" Sesin tüm bünyesine ulaşmasına engel olamıyorken, yavaş adımlarının pencerenin kenarına ilerlemesine izin verdi. Güneş hafifçe gölün arkasına doğru eğimlenmiş, ama Eresbos sadece karanlık bir gecenin ormanın arkasında salınışını görmüştü. Artık ne asalardan çıkan büyülerin sesini duyuyor; ne de başarısızlığından yakınan öğrencilerin mırıldanmasını. Sadece iki gece öncesinde yaşadığı sakin gecenin korku dolu çığlıkları vardı kulağında. Şimdi tekrar düşündüğünde kendisini ormandan avluya çeken hissiyatın ne olduğunu anımsayamıyordu. Ani bir şekilde avludan geçmesi gerektiğini düşünerek arşınlamıştı tüm yolu. Sonrasında gördüyse korkularının içerisinde kaybolmuş zavallı bir cadının, soğuk heykellerin ve duvarların arasındaki kayboluşuydu. Belki de arada bir kendini göstermeyi başaran insancıl duyguları yüzünden tüm olaylar birbirini takip etmiş ve iki kişinin acımasız bir oyuna kapılmasına neden olmuştu.

"Néa gecenin bu saatinde ne işin var burada?" Hiçbir zaman samimiyete yönelemeyen sesi avlunun içerisinde yankılanırken, yaşla parlayan bir çift göz kendisine yönelmişti. "Profesör.." Kısa bir bekleyişin ardından gelen bu narin cevap aslında gizli bir açıklamaydı sorusuna. Yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğunu tüm hassasiyetiyle anlatmayı başaran bir cevaptı. Eresbos bu durumu fark etmiş olmasına karşın tüm kararlılığıyla ilerledi kızın yanına ve hafifçe kendini taş basamağa bıraktı. Artık aralarında belli bir süre dolanacak bir sessizlik başlamıştı bile. İnsanların zor duygularına yardımcı olmaktan pek anlamıyorken, burada bir çaba veriyor olması işin en garip yanıydı. "Néa yalnız olmak ve kayıplar yaşamak zordur. Aslında tüm duyların arasında en gerçekçi olanlarından birisidir de." Sözlerinden sonra bir cevap beklemeden sessizliğin aralarına tekrar uğramasına izin verdi. Böylece iki tarafta konuşmanın nasıl ilerleyeceğine karar verme fırsatı elde edebilecek ve sonrasında Eresbos sessizliği tekrar bozmaya gerek duyacaktı. "Yani demek istediğim duyguların bir canlılığı vardır. Hatta Aztek kabilesinden bir büyücü bu duyguların biçim alabileceğine inanacak kadar ilerletti bu düşünceyi. Tabi sonrasında bir büyü yapmayı başardı." Genç öğrencinin tüm düşüncelerinden uzaklaşarak, kendisini ilgiyle dinlemeye başladığını fark etmişti. İlginçtir ki hiç ummadığı bir şekilde büyülerin söze dahil olması amacına ulaşmasını sağlamıştı. Tüm bunları düşünürken, sadece bir anlığına duraksamıştı bilgili profesör. "Aslına bakarsan bu büyüyü önümüzdeki derste işlemeyi düşünüyordum, ama sana şimdi de öğretebilirim belki."

Son sözleriyle birlikte yerinden hafifçe doğrulmuş ve genç cadının kalkmasına nazikçe yardımcı olmuştu. Néa'ya her zaman diğer öğrencilerinden daha fazla değer verdiğini ve ona daha çok güvendiğini bir kez daha açıkça gösteriyordu. "Néa bu büyünün kolay görünmesine rağmen zor ve tehlikeli olduğunu sakın unutmamalısın. İyi amaçlar için kullanılacağı öngörülse de, çoğu karanlık büyücü tarafından acımasız planlara dahil edilmiştir. Çünkü bu büyü içinde barındırdığın her hangi duyguyu kendi bünyenden kurtarırken, duygunun kendisine düşünme yetisi kazanmasını ve kafanda belirlediğin herhangi somut bir yiyeceğe dönmesini sağlıyorsun. Ve bu yiyecek kimin tarafından yenilirse o duygu o kişinin içerisinde kendi gelişmiş düşünceleriyle tekrar yer edinecektir." Bir saniye bile duraksamadan anlattığı bu konu son bulduğunda, gözlerinde heyecanlı bir parıltı belirmişti. Ders anlatmaya her geçen gün iyice bağlandığını düşündüğü yegane anlardan birindeydi gene. Ancak bu konun üzerinde pek fazla duraksamadan asasını çıkarıp, kendi kafasına doğrulttu. "Büyüyü yaparken, kendinden emin olmalı kurtulmak istediğin korkularına -ya da diğer duygularına- odaklanmalı ve büyüyü yapmalısın. Dönüşeceği yiyecek şimdilik kadere kalmış. Biraz daha ustalaştığında o durumu da kontrol etmeye başlayabilirsin." Tüm bu açıklamalarından sonra geriye büyülü sözlerin kaldığını farkındaydı. "Epetl. Büyü sözü tam olarak bu."

Néa öğrendiği bu büyüyü denemek için çabalarken, Eresbos bir süre boyunca sessizce bekledi. İlk deneyişlerinde yapmasını beklemediği büyülerden biriydi. Bu yüzden olsa gerek çok beklemeden kızın yanına ilerledi ve asayı tutan elini sakince kavradı. "Asanı daha sıkı tutmalısın ve büyüyü daha keskin bir şekilde söylemelisin." Genç cadının ellerinden yayılan sıcaklık uzun zamandan beri alışık olmadığı bir durumdu. Kendi yalnızlığında kaybolmaya başlayalı kim bilir ne kadar yıl geçmişti sessiz sedasız. Ancak Néa'nın kendisine seslenen sesi bunun daha uzun süreli olmayacağını belli etmesine rağmen algılayamamış ve sadece "Efendim?" diyebilmişti. Sonrasında kendisinden yaşça küçük olan bu narin kızın dudaklarının kibar temasını kendi dudakları üzerinde hissederken, olayın gelişmesine kendini kaptırmıştı. Gözleri aniden açıldığında güneşin ardında kaybolmakta olan güneşin ışığı çevresini görmesini zorlaştırmıştı. Sonunda iki gece öncesinde kalmış o büyük hataları taşıyan anısından sıyrılmayı başararak, şimdiki zamana geri dönebilmişti. "Dersin başında da söylediğim gibi büyü hakkında tüm bilgileri verdim. Yardım dilemekten vazgeçin artık." Sert sesi dersliğin içerisinde yankılanırken, masasına geri döndü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Usta
Usta
Usta


Mesaj Sayısı : 44
En Belirgin Özellik : Puan veririrm
Kayıt tarihi : 23/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek:
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
50/100  (50/100)

MesajKonu: Geri: S.H   Ptsi Nis. 11, 2011 2:23 pm

Anlatım: 24/25
İmla: 12/15
Görünüm: 9/10

Toplam: 45 Büyücü Gücü
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
S.H
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: RPG MERKEZİ :: Büyücü Gücü-
Buraya geçin: