Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 M. Léonard Quentin

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
M. Léonard Quentin
Somut Bilimler Profesörü
Somut Bilimler Profesörü


Erkek
Mesaj Sayısı : 6
En Belirgin Özellik : Muah.
Kan Durumu : Safkan
Gerçek Ad : Taha.
Kayıt tarihi : 14/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek:
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
46/100  (46/100)

MesajKonu: M. Léonard Quentin   Ptsi Mart 14, 2011 10:32 pm

M. Léonard Quentin

İlk sahne, ilk mikrofon belki de ilk aşk olacaktı. Kıvrımlı çizgiler ve noktaların oluşturduğu notalar onun hayatına anlam veriyordu. Onun hayatı ise tamamen müzik ve sahneydi. Etrafı renkli taşlarla süslenmiş, üzerinde ise şarap kırmızısı ruj iziyle damgalanmış bir aynaya bakıyordu oturduğu yerden. Kısa bir süre sonra köhne bir barın, sevimsiz sahnesinde hayat kadınları ve sokak serserileri için minik bir konser verecekti. Hayallerine uzanan merdivenin ilk basamağı kesinlikle altın kaplama değildi ve olmamalıydı zaten. Hayalleri için ilk basamağa adımını attı ve mikrofona doğru yürümeye başladı. Mekanı, gözleriyle usulca süzdü. Sahnenin her yanı örümcek ağlarıyla ve tozla kaplıydı. Ön masalarda ise hayat kadınları ve anlık zevklerle yetinebilen ucuz erkekler oturuyordu. Arka masalara doğru gidildikçe seviye biraz daha artıyordu ve Juvénal'ın suratındaki üzgün ifade giderek siliniyordu. Bunları gördükten sonra sahne arkasındaki heyecanlı bir müzisyenin yerini kalbi umutsuzluğun ağlarıyla kaplı bir evsiz almıştı sanki. Artık tamamen sahneye çıkmıştı ve şarkısını söylemek için bir profesyonel kadar hazırdı. Mikrofonu eline aldığı an kapı açıldı ve içeriye bir grup serseri girdi. Giyimlerine bakıldığında gerçekten insana benziyorlardı ancak yüreklerindeki duyguları vücutlarına yansıttıklarında hayvanlar aleminin kış kreasyonunu andırıyorlardı. Kapı açıldığında içerideki kasvetli hava bir an olsun dışarıdaki taze ve temiz havayla yer değiştirmişti. Juvénal derin bir nefes aldı ve şarkısını söylemeye başladı.

-

Basit, bir seviyesizliktir ancak insanlar bunu bir seviye terimi olarak kullanır. Bardaki insanlara bakıldığında basit terimi açıklamaya gerek kalmadan kendini tanımlar. İlk gecesinin verdiği heyecanla normalden hızlı bir ritim tutmuştu şarkısı için. Bar sıcaktı ancak bunun sebebi sevgi veya bir ısı kaynağı değildi. Serserilerle sevişen bilincini kaybetmiş kadınlardı. Şarkının başında içeriye gelen bir grup serseri arka masalara doğru ilerleyip kendinden emin ve seviyeli kadınlara askıntı olmaya çalışıyordu. Juvénal şarkısını söylerken ayağını çürümek üzere olan tahtaya sert bir şekilde çarptı. Çarpmanın etkisiyle tahta parçalandı ve zeminde Juvénal'ın ayağının girebileceği kadar boşluk oluştu. Juvénal kendini müziğin ritmine ve ahengine kaptırmış olmalı ki küçük boşluğu unutarak oraya bastı. Boşluğa takılarak dengesini kaybetti ve neredeyse henüz paspaslanmış zeminle büyük bir aşk yaşayacaktı. Juvénal dengesini sağlamak için mikrofonun kendi boyunun yarısı kadar olan çubuğuna tutundu. Bu sırada mikrofonun çubuğu düştü ve şarkı kesildi. Olaylar peş peşe geliyordu sanki, arka masalara doğru ilerleyen serseriler güzel görünümlü bir kadını taciz ediyorlardı. Bütün dikkatler serserilerin üzerine yoğunlaştı bir an için. Hayvanlar zorluğu sever ancak bu hayvanlara çobanlık yapabilecek bir tarzan lazımdı bayanın kurtulması için. Kendileriyle sürekli ve boş övünen barın müşterileri olayı göz ardı ederek korkaklıklarını bastırabileceklerini sanıyordu. Sanmalarına gerek yoktu da zaten, olay herkes tarafından göz ardı edilmişti. Juvénal tozla kaplı, loş ışıklarla aydınlatılmış sahneden indi ve arka masalara doğru yürümeye başladı. Masalar arkalara doğru gidildikçe hem boyut olarak hem de sandalye olarak artıyordu. Tacize uğrayan kadın barın en ücra ve arka köşesinde oturmasına rağmen masası tek kişilikti. Juvénal kadının yanına gitti ve gözleriyle usulca serserilere baktı. Serserilerden biri öne çıktı ve Juvénal ile sertçe bakışmaya devam etti. Kadın ayağa kalktı ve serserilere küfür yağdırmaya başladı. Küfürlerin ardından kadın keskin diliyle tehdit savurdu ancak serseriler umursamadı. Ormandan veya her nerden geliyorsalar bunlar kesinlikle insan değillerdi ve olamazlardı. Hiçbir insan bu kadar şapşal ve vurdum duymaz olamazdı. Juvénal, kadının tepkisine şaşırmasına rağmen beklenmedik şekilde serserilerden birine kendinden emin bir halde yumruk attı. Serseriler dostlarının yumruk yediğini görür görmez harekete geçtiler. Juvénal bir grup serseriye karşı tek başınaydı. Olay büyüdü ve barın rahatsız edici havasının yerini toz bulutu almıştı.

-

Güzel kadının ' Yeter ' diye çığlıkları kavganın duraklamasına sebep olmuştu. Kibar kadının dudakları geriye çekildi ve sinsi bir ifade oluştu yüzünde. Serseriye kendini teslim edeceğini belirtti ve yüksek zümreden kadınların gizli bir şekilde sevişmesi için yapılmış çift odalarına serseri ile gittiler. Juvénal'ın aklı karışmıştı. Kendisini feda ettiği bir kadının bu işi kendisiyle yapacağını düşünmüştü ancak kadın serseriyle birlikte olmayı tercih etmişti. Belki de güzel kadın Juvénal için kendisini feda etmek istemişti. Bunu anlamak neredeyse imkansızdı. Juvénal'ın aklında bu düşünceler geçerken kadının kalktığı masaya oturdu ve görevliden bir bira getirmesini rica etti. Çift odasından kısa bir süre sonra güzel kadın çıktı ve suratındaki sinsi gülümseme devam ediyordu. Böyle bir kadınla yatmak gerçekten zor olmalıydı. Dışarıdan bakıldığında kendisine özenen ve kariyer sahibi bir bayana benziyordu. Serserinin yerinde olmak için can atıyordu içten içe. Güzel kadın masasına geldi ve bir sandalye çekip Juvénal'ın yanına oturdu. Zemin sık ve aralarında küçük boşluklar olan kan damlalarıyla doluydu. Diğer serseriler ise mide bulandırıcı kahkahaları ile odaya gittiler. Kadın, Juvénal'ın durumunu sordu ve gülümsedi. Juvénal, kadına teşekkür etti ve sıcak bir şekilde gülümsedi. Heyecandan masanın üstündeki küp şekerlerle oynamaya başladı. Kadına aşağılayıcı olmasının yanı sıra üzgün bir şekilde ‘ İşiniz erken bitmedi mi? ’ sorusunu utanarak da olsa sordu. O an sanki barda sadece kadın ve Juvénal vardı. Juvénal bu olayların üstüne şişko ve kel görünümlü patronunun onu işten çıkaracağını düşündü.


-

Güler yüzlü, nazik bayan şerefi konusunda kendini savunurken bir panter kadar sertti. Kadın etrafına dalgın ve düşünceli gözlerle bakıyordu. Gözleri gülümseyen bir meleği andırıyordu adeta. Güzel gözlerini Juvénal'a çevirdi ve elindeki selpakla Juvénal'ın patlamış dudağından akan kanı temizledi. Daha sonra kızıl saçlarıyla birlikte kafasını başka bir yöne çevirdi usulca. Saçları rüzgarlı havada uçuşurcasına dağıldı. Barmenden iki tane bira istedi. Bu sırada serseriler arkadaşını da alarak mekandan ayrıldılar. Mekandan ayrılmış olsalar bile bakışları hiç hoş değildi. Çölde mahsur kalmış bir insana akbabaların bakışlarını andırıyordu. Vienetta'nın sinirleri çok bozuk olsa gerek birasını hemen içmeye başladı. Çalan şarkı gayet hareketli ve eğlenceliydi. Güzel kadının dalgınlığına gelmiş olmalı ki hareketli ritimlere kendini kaptırıp ayaklarıyla ritim tutmuştu. Bar ilerleyen saatlere rağmen dolup taşıyordu. Vienetta sıkılmış olmalıydı ki yüz ifadesi sürekli değişiyordu. Bunun yanı sıra kıyafetleriyle oynayıp duruyordu. Juvénal gözlerini onun güzel bacaklarından alıkoyamamıştı eteğiyle oynarken. Güzel kadın, Juvénal'ın bacaklarına baktığını fark etti ve kızarmaya başladı. Juvénal ona baktı ve konuşmaya başladı. ' Çok güzelsin biliyorsun değil mi? '

-

Bir kadın ne kadar sabırlı olsa da o an geldiğinde hislerine karşı koyamaz. Erkeklerin de kadınlardan pek bir farkı yok aslında. Vienetta vahşi bir panter gibi gözleriyle Juvénal'ı süzüyordu. Bu durum Juvénal ‘ın hoşuna gitmiş olsa da yüzünün kızarmasına yetmişti. Güzel bir kadın, Juvénal'a ilgi gösteriyordu ve kadın da ilgi bekliyordu. Kadın sandalyesini, Juvénal'ın oturduğu uzun ayakları olan tabureye doğru çekti. Zeminin ve sandalyenin ayaklarının sürtüşmesi sonucu kulak tırmalayıcı bir ses çıktı ve bir anlığına ortamın romantik havasını bozmayı başardı. Vienetta narin ellerini, Juvénal'ın kaslı kollarına attı ve cildindeki belirgin damarları takip ederek yukarı doğru çıkmaya başladı elleriyle. Vücudunda dolaşan kan kadar hassas ve inceydi elleri. Juvénal heyecanını belli etmemek için gözleriyle tavandaki çatlaklara bakıyordu. Kısa bir süre sonra heyecanını yendi ve Vienetta'nın güzel yüzüne bakmaya başladı. Bir tanrıçaydı adeta güzel kadın. Yüzündeki gülümseme ise onun güzelliğinin bir parçasıydı. Vienetta'nın eli bu geceki eğlencesinin suratına kadar çıkmıştı. Juvénal, güzellik tanrıçasının yüzüğünün soğuklunu hissedebiliyordu suratında. Bu sırada genç kendini belli etmek için tekrar Vienetta'nın bacaklarına yoğunlaştı. Vienetta bundan büyük bir haz duyuyordu. Juvénal, güzel kadının narin ellerini tuttu ve masumca öptü.


Ps: Rp bana aittir. Kanıtlanabilir. Only rpgmden alıntıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Thierry Neuvic
Lord Jules & III. Sınıf
Lord Jules & III. Sınıf
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 104
Yaş : 29
En Belirgin Özellik : Kinci
Kan Durumu : Bulanık
Gerçek Ad : Kerim
Kayıt tarihi : 13/10/10

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek: Metamorfmagus
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
50/100  (50/100)

MesajKonu: Geri: M. Léonard Quentin   Salı Mart 15, 2011 1:16 am

Anlatım (Akıcılık, betimleme, vs.): 22/25
İmla: 15/15
Görünüm: 9/10, ana rengi daha yumuşak bir ton seçseydiniz okuması daha kolay olurdu, RP'niz uzun olup renk de göz yorunca biraz zorlandım.


Toplam: 46/50 Puan

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
M. Léonard Quentin
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: RPG MERKEZİ :: Büyücü Gücü-
Buraya geçin: