Bu büyülü dünyada karanlıkta yolunuzu bulmaya çalışmak istiyor musunuz?

Sitemize üye olunuz...



 
AnasayfaDeathomens RPGKayıt OlGiriş yap
Hoşgeldiniz. Lütfen, Giriş yapınız ya da Kayıt olunuz.








Sitemize hoşgeldiniz!
Harry Potter zamanını hatta bilinen dört büyücü zamanını bile geride bırakıp daha öncelere götürüyoruz sizleri. Alışılmamış temamız ve özgün sistemlerimizle beraber sizleri bekliyoruz. Sihirli dünyamızın kapılarından geçerek bu heyecan dolu kurguda yerinizi alabilirsiniz.
Sihirli günler dileriz.


blablabla
SITE STATS

User Legend

Paylaş | 
 

 Lester

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lester J. Claythorne
Lord Jules & III. Sınıf
Lord Jules & III. Sınıf


Kadın
Mesaj Sayısı : 3
Yaş : 24
En Belirgin Özellik : Onurlu (Lawful Good)
Kan Durumu : Safkan
Gerçek Ad : Alara
Kayıt tarihi : 20/03/11

Karakter Bilgileri
Özel Yetenek:
Quidditch Mevkii:
Büyücü Gücü:
44/100  (44/100)

MesajKonu: Lester   Paz Mart 20, 2011 9:37 pm

Ad: Lester Joan Claythorne

Rp:

Quentin, arkadaşının yanına geldiğinde onu, tam da tahmin ettiği gibi düşmanını yenmiş olarak buldu. Ancak Narcisse'n yüzünden kan çekilmişti ve yerde kıvranarak yatıyordu. Quentin içten içe suçluluk duydu arkadaşını bu halde görünce, ilk savaşta da kendini çok zorlamıştı. Halbuki Scyther'ın uçabilmesi, Narcisse için büyük bir dezavantaj olur diye onu seçmişti. Bir yandan Narcisse'in dövüştüğü kadın solarak yok olurken bir yandansa ortam değişiyordu. Daha deminki ormanın aksine, çorak, kayalık bir arazi belirmşti. Hava yakıcı şekilde sıcak ve kuruydu. Havada, Quentin'in kullanacağı tek bir bulut parçası bile yoktu. Ancak şırıl şırıl akan derenin sesini duymuştu Quentin. Yapay suya gerek duymadan, rahatça kullanabilecekti güçlerini. Ama burada bir terslik vardı... Simülatör, Quentin'in su gücüne sahip olduğunu bilmesine rağmen, neden ortama dere koymuştu?

Quentin üstündeki giysinin bir kısmını yırttı ve Narcisse'in yarasının üzerini bağladı daha fazla kanamaması için. "Sen kayanın dibinde otur Narcisse, bunu ben halled--" GÜM!

Yer sarsılmaya başladı. Eğer ikili şu an simülatörde değil de gerçek hayatta olsaydı, bunun bir deprem olduğuna yemin edebilirlerdi. Fakat yer olağan bir nedenle sarsılıyor olamazdı. Ayrıca toprağın içindeki güç neyse, ikiliye doğru hızlıca yaklaşıyordu. Quentin'in kalbi yerinden fırlamışcasına çarpıyordu. Bu sarsıntının tek bir cevabı olabilirdi; Onix. Ancak bu ruh, yerin altında tünel açarak ilerleyebilirdi. Sarsıntılar yaklaşırken Quentin arkadaşının koltuk altlarından tutarak havaya zıpladı, zamanlama mükemmeldi, "Canını acıttıysam üzgünüm dostum," demeyi de unutmadı yaralı arkadaşına. Onix tüm kudretiyle ikilinin dibinde topraktan gökyüzüne fırladı. Neyse ki bu ruh yavaş hareket ediyordu da Quentin arkadaşını bir kayanın arkasına saklayabildi. Ardından hemen aksi yöne fırladı. Ciss'in yanında duramazdı çünkü Onix'in fırlattığı kayalar ona çarpabilirdi. Onix, Ciss'i arkasına da alamazdı çünkü Onix ruhunun yere yaptığı darbeler ölümcüldü.

Daha nerede durması gerektiğini düşünemeden düşman öne atıldı ve ağzıyla Quentin'i yakalamaya çalıştı, başaramadı. Her ne kadar karşılarında bir insan da olsa ağzı açılınca bayağı bir büyüyordu. Quentin arkasına uçarcasına zıplayarak kaçabilmişti. Onix hamlesinin başarısız olduğunu fark ettiğinde fazla beklemeden inanılmaz büyüklükte kuyruğuyla saldırdı. Onix saydam olsa da kuyruğu gerçekti. İlk ve ikinci savuşurunda Quentin'i kıl payı ıskalasa da ikincisinde isabet ettirdi ve oğlanı metrelerce öteye savurdu. Kayalıklara çarpıp öleceğini düşünürken çalılıkları hesaba katmamıştı. Susuzluktan kurumuş çalıların üstüne düştüğünde soğuk kayalara çarpmayı yeğledi. İnce ama sert dallar Quentin'in taşakları dahil her yerine saplanmıştı, feryat etti acıdan. Kalkmaya çalışırken bile dallar batmaya devam etti, dallar nasılsa artık, Quentin'in güzelim dönüşüm giysilerini bile yırtıp derisine kadar ulaşabilmişti. Yerde sürünerek birkaç metre ilerlemeye çalıştı. Onix şu anda her tarafta Narcisse'i arıyor olmalıydı. Bunların hepsi simülatördü. Şimdi Quentin de yaralandığına göre sistem kendi kendine kapanacak ve birileri yardımına koşacaktı, eğer izliyorlarsa.

Yaklaşık on saniye kadar bu düşünceyle mal mal durdu olduğu yerde. Narcisse'in sözleri aklına geldi, daha önce o kadar umursamamıştı. "Sanırım ben ajan programını kapamayı toptan unutmuşum Quentin," Ajan programı demek, simülatörde bile ölebilmek demekti. Daha önce simülatörde ölenleri duymuştu, ancak bu sadece şehir efsanesi olarak kalmıştı.

Zorlanarak da olsa ayağa kalktı, uçabilecek kadar gücü yoktu ancak çok hızlı olmasa da koşabilirdi. Onix çok uzakta olsa bile görülebiliyordu, düşmanını didik didik aradığından yavaş ilerliyordu, en ufak bir metrekareyi bile gözünden kaçırmamaya niyetliydi. Bu yüzden Quentin'in onu yakalaması uzun sürmedi. Dikkatini kendisine çekmek için küçük su topları fırlattı arkasından. Kaya tipi ruhlar sulara dayanıksız olduğu için dikkatini hemen kendisine zarar veren şeye yönelirdi, tabii Quentin tam gücünde olsa bile düşmanını yenemeyebilirdi, hele hele bu haldeyken... Düşman tam olarak ona dönene dek su fırlatmaya devam etti. Adam, düşmanını görür görmez kuyruğuyla kaya fırlattı, Quentin kendini aklına gelen ilk yere fırlattı, kayayı ıskalayabilse de yere çarptıktan sonraki sarsıntı, Quentin'in sertçe yere düşmesine sebep oldu. Kafası yere çarptı, yarıldı. Sıcacık kanın aktığını hissedebiliyordu. Görüşü bulanıklaştı, hayallerde hissediyordu kendini. Şimdi Narcisse onu uyandıracak ve Quentin beş dakika daha uyumak için ısrar edecekti. Belki de ölüyordu. Ölmek böyle bir his demezler miydi zaten? Rahatlatıcı, huzurlu... Sanki hiç acı çekmemişçesine.

Onu gerçek hayata döndüren, yakınlardaki derenin sesi oldu. Su aşağıya doğru akarken çıkardığı ses her geçen saniye boyunca Quentin'i daha da cesaretlendiriyor, ona ayağa kalkıp savaşacak kudreti veriyordu. Gözlerini kapayıp açtı. Her şey birkaç dakika önceki gibi gerçekti. Yaralı ellerinden destek alarak dereye doğru sürünmeye başladı. Bilinci tam olarak yerinde değildi fakat doğal suyun iyileştirici güce sahip olduğu gerçeğini içgüdüsel olarak biliyordu sanki. Adamın Narcisse'i bulmamasını dua ederek elini suya soktu. Parmaklarından bütün vücuduna yayılan enerji, Quentin'i baştan yaratmıştı sanki. Derin olmayan bütün yaraları iyileşmişti. Dalga dalga enerji yayılıyordu, Quentin güçlendiğini hissetti. Daha fazla, daha fazla... Orgazmdan bile daha müthiş bir duyguydu bu, daha önce hiç deneyim edinmemişti bunu. Yaklaşık bir dakika durmasına rağmen ona bir saat gibi gelmişti ve bırakmak istemiyordu.

Vücudu tamamen dinçleşip iyileşince çeviklikle ayağa kalktı ve hemen aklında bir plan oluşturmaya başladı. Dereyi kullanmak, Onix'le savaşırken aklına gelmemişti. Yapay su yaratmaktansa olanı kullanmak her zaman daha hızlı ve etkiliydi. Bir eliyle suyu havaya doğru manipüle ederken diğer eliyle rüzgar oluşturarak suyun kendi etrafında havada dönmesini sağladı. Su hortumunu oluştururken vücudunun her tarafının buz gibi olduğunu hissetti, gözlerine sanki mavi bir alev yerleşmişti. Oluşturduğu hortum yeterli uzunlukta olduktan sonra hortumu hareket ettirmeden önce havaya zıpladı ve Onix'in nerede olduğunu gördü. Henüz Narcisse'i bulamamıştı, ayrıca bulsa bile Quentin'in havada olmasıyla düşmanın onu fark etme olasılığını kullanmak istiyordu. Aşağıya indiğinde ellerini ruhun olduğu yere uzattı ve hortumu hareket ettirmeye başladı. Eğer doğru bir şekilde manipüle edebilirse Narcisse'i havaya uçurmazdı. Öyle olmayacağını umdu.

Quentin hortumu oluşturana kadar Onix, kendi çıkardığı seslerden dolayı onu duymamıştı fakat hortumun uğultusunu şimdi fark etmişti. "Artık çok geç," dedi Quentin intikam dolu bir sesle. Onix toprağa dalıp kaçamadan hortum ona çarpmıştı bile. Onix'i Ciss'in olduğu yerin aksine doğru itelemeye çalıştı. Adamdan çıkan acı dolu feryatlar, planın işe yaradığının göstergesiydi. En sonunda düşman pes etti ve yere yığıldı. Yerin gümbürdemesiyle beraber Quentin hakimiyetini kaybetti ve yere düştü. Su hortumu da doğal olarak yönetilmeyince suya ve rüzgara dönüşerek ortadan kayboldu. Narcisse bir güzel ıslanmış olabilirdi.

Quentin gücünün çoğunu kullanmıştı, nefes nefese kalmasına rağmen Narcisse'in olduğu yere koştu olabildiğince. Bir yandansa etrafın değişmesini bekliyordu. Çıplak kayalar olduğu gibi duruyordu, güneş aynı güneş, hava aynı havaydı.

Daha bitmemişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stewie Amadeus
Lord Jules & III. Sınıf
Lord Jules & III. Sınıf
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 44
Yaş : 30
En Belirgin Özellik : Kibirli, hırslı ve lanetli
Kan Durumu : Safkan
Gerçek Ad : Eren
Kayıt tarihi : 15/03/11

MesajKonu: Geri: Lester   Ptsi Mart 21, 2011 4:21 pm

Anlatım (Akıcılık, betimleme, vs.): 20/25
İmla: 14/15
Görünüm: 10/10


Büyücü Gücü: 44/50 Puan

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Lester
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: RPG MERKEZİ :: Büyücü Gücü-
Buraya geçin: